Kumbik

Yaşam, Aşk, Güzellik, Kadın, Moda ve Giyim, Sağlık, Anne ve Bebek, Beslenme ve Diyet, Spor, Şifalı Bitkiler, Kişisel, Dekorasyon, Pratik Bilgiler, Şiir, Teknoloji, Parapsikoloji, Astral Seyehat, Astronomi, Bilim, Lucid Rüya, Telepati

9 Ocak 2017 Pazartesi

Rüya Hakkında Yapılan Deney

Hiç yorum yok :
kleitman-ruya-deneyi-ruya-suresi

Rüyalar hakkında yapılmış bir deney. 

Rüyaların oluşumu uykunun hangi bölümünde rüya görüldüğü ve rüyaların süresi hakkında bilgi veren deney.

Dr. Kleitman, uykularını müşahede altında tuttuğu kimselere elektroensefalogranik (EEG) ve elektrokardiagramlarını (EKG) cihazlarıyla tespite başladı. Bu çalışmaların sonucunda; rüyanın varlığına delil olarak gösterdiği göz hareketlerine, heyecana bağlı kalp atışlarını da ilave etmiş oldu. EEG'nin verdiği sonuç oldukça dikkat çekiciydi. Rüyanın başladığı andan itibaren, ağır bir ahenk içinde devam eden uyku halini gösteren çizgiler, ritmik bir hal alıyor, uyanıklık halindeki şekilleriyle cihazın kağıt şeridi üzerinde kayboluyordu.

Sekiz kişi üzerinde yapılan bu deneyler on gün sürdü. Her defasında elektronik cihazın kaydettiği eğri büğrü çizgiler dikkatle incelendiğinde '' Rüya, uykunun yüzde yirmilik (% 20) bir bölümünü teşkil etmektedir. Bu durumda 8 saat uyuyan bir insanın uykusunun ilk saati ağır ve rüyasız geçmektedir. Bundan sonraki on dakika içinde rüya görülmekte ve sonra yine bir buçuk saat sürecek ağır uyku devresi başlamaktadır. Sonra yirmi dakikalık bir rüya ve yine bir buçuk saatlik ağır uyku. Uykunun bundan sonraki kısmında ise otuz dakikalık bir rüya faslı daha vardır. Nihayet yine uyku ve onu da uyanma takip etmektedir.

Dr.Kleitman artık yaşlanmış, fakat ara vermediği deneylerini öğrencilerinin yardımıyla sürdürüyordu. Öğrencilerinden Dement, hocasının daha önce kendi üzerinde yaptığı bir deneyi tekrar denemeye kalktı:  'Rüyadan mahrum etme.'  EEG cihazı ile irtibatlarını kurup uykuya gönderdiği sekiz gönüllüyü rüyanın başlama anında uyandırdı. Rüyanın başladığı anda yapılan bu uyandırma işlemi oldukça güçlükle sonuçlandı. Yakaladığı ip uçlarıyla deneyine devam eden Dement rüya esnasındaki uyandırma işlemlerini sıklaştırdı. Sıklaştırdığı oranda uyuyanların rüya görme sayısı artıyordu. Öyle ki, ilk gece altı-yedi rüya görme anında uyandırılan gönüllü uykucular daha sonraki gecelerde on altı, on sekiz ve yirmi rüyanın üstüne çıkabilmişlerdi. Dement, deneyinin son haftasında gönüllüleri tamamen rüyadan mahrum edince, deneye tabi tuttuğu bu kimseler üzerinde dehşetli bir hırçınlık, asabilik, hafıza eksikliği, dağınık ve tutarsız hareketler baş gösterdi. Bu işe inatla devam etmek isteyen bir dayanıklı ise bir hafta sonra pes etmek zorunda kaldı.

Rüyanın yiyecek maddesi kadar zaruri olduğu böylece belirlenmiş oluyordu. İşin garip tarafı şu ki, daha sonra kendi halinde bir uykuya terk edilip gözleme devam eden bu kişiler, bunu takip eden gecelerde daha fazla rüyalar gördüler. Sanki, eksik gıda almışlar ve güçsüz kalmışlar gibi, çok rüya görerek bu eksikliğini gidermek istiyorlardı. Tespit edilen bir nokta da rüya anında gövdenin fiziki hareketleri tamamen durmaktaydı. Bir çok kişi rüyanın sırrını anlamak için sayısız deneyler yaptı. Sonuç olarak rüya hakkında deneyimledikleri, rüyanın psikolojik ve fizyolojik olarak insan hayatının bir gerekliliği olmasıydı.
(Rüyalar ve Yorumları'nın Oxford, 1999, Joyce Crick tarafından çevrilen ve editörlüğünü Ritchie Robertson'un yaptığı yeni baskısından alınmıştır.)

Göz Çevresindeki Şişlikler

Hiç yorum yok :
goz-morluk-goz-alti-torba

Göz çevresinde bazen şişlikler ve göz altı torbaları oluşabilir. 

Bu şişlik ve morluklara öncelikle nelerin neden olduğunu öğrenmeliyiz daha sonra şişlikler için evde uygulanabilecek tedavi yöntemlerini inceleyelim.

Uyku düzenindeki bozukluklar, beden yorgunluğu gibi sebepler yüzünüze yansıyıp, istenmeyen görüntülere sebep olmaktadır. Hemen her kadının mustarip olduğu gözaltı şişmeleri, özellikle de güzel görünmek istenen özel günler öncesi hazırlığının verdiği yorgunluktan dolayı kaçınılmazdır. Peki, pratik olarak neler yapmalısınız? Gözlerinizin üzerine ince bir dilim patates ya da salatalık yerleştirerek 15- 20 dakika boyunca bekletin.

Buz parçalarını bir poşetin içerisine koyarak göz çevrenizde daireler şeklinde gezdirin. Makyaj yaparak da gözaltı şişliklerinizi gizleyebilirsiniz; kapatıcıyı göz altlarına ince bir kat halinde uygulayın. Koyu renk bir göz farı tercih edin. Rimelinizi ise, üst kirpiklerin sadece dış kısmına uygulayın. Alt kirpikleri de bolca rimelleyin. Uygulayacağınız bu göz makyajı sayesinde dikkatleri göz çevresi şişliklerinden uzak tutabilirsiniz.

8 Ocak 2017 Pazar

Bebek Yürüteçleri Zararlı Mı?

Hiç yorum yok :
bebek-orumcekleri

Bebek yürüteçleri kullanmak yarar lı mı zararlı mı? 

Bebeği emeklemeye başlayan anne ve babaların aklındaki önemli sorulardan biridir. Bebek yürüteçleri yani örümcekler bebeğin daha hızlı yürümeyi öğrenmesini sağladığı konusu aslından yanlış olabilir.

Yürüteçleri tercih eden anne ve babalar, genellikle örümcek sayesinde bebeklerinin daha erken yürümeye başlayacaklarını düşünmektedirler. Ancak yürüteçlerin bebeklerin erken yürümesinde bir katkısı yoktur. Aksine gecikmeye neden olduğu ileri sürülüyor. Hatta yürüteçlerin kesinlikle kullanılmaması gerektiği bile düşünenler var en önemli gerekçeleri ise bebeklerin yürüteç yüzünden geçirdiği kazalar. Yinede yürüteç kullanmak isteyen aileler için güvenlik tedbirlerini sıraladık.

Masa ve sehpa gibi keskin kenarlı mobilyaların kenarları tamponlanmalıdır.

Masa ve raflarda kırılacak eşyalar bulunmamalıdır.

Çekmece dolaplara emniyet kilitleri koyulmalıdır.

Yemek yaparken mutlaka gerideki ocaklar yakılmalıdır.

Televizyon başta olmak üzere devrilecek eşyalar duvara sabitlenmelidir.

Bitkiler çocukların erişemeyeceği yerlere koyulmalıdır.

Burçlara Göre Kadın Giyimi

Hiç yorum yok :
burclarin-giyim-tarzina-etkisi

Burçların hayatımızı etkilediğini biliriz. 

Giyim tarzı insanların iç yapılarıyla doğru orantıda olur genellikle. Bu sebepten burçlar giyim tarzımızı etkiler. Kadınların burçlara göre giyim tarzını inceleyelim. Hangi burç kadın nasıl giyinir?

Koç: Kadınları genellikle havalı olur. Özellikle giysileriyle dikkati çekmek onlar için başlı başına bir zevktir. Aksesuar kullanmaya bayılırlar. Gösterişli ve şatafatlı giysiler tam onlar içindir. İpekli kumaşları tercih ederler. Alışverişe plansız çıkarlar ve ilk beğendiklerini alırlar.

Boğa: Kadınları boğazlarına düşkün oldukları için biraz kiloludurlar. Kolay kolay kıyafet seçemezler. Tercihleri genellikle bol giysiler üzerinedir. Vücut hatlarını ortaya çıkarmak pek istemezler.

İkizler: Kıyafet seçimi konusunda oldukça cesur olurlar. Herkesin kolayca giyemeyeceği kıyafetleri büyük bir rahatlıkla giyerler. Cesaretleriyle insanları şaşırtırlar. Çok abartılı ve bol renkli giysileri tercih ederler.

Yengeç: Duygusal bir yapıya sahip olan Yengeç burcu kadınları genellikle açık renkleri tercih ederler. Aksesuar kullanmaya bayılırlar. Küpe, kolye, zincir ve kemer düşünürler. Çok çılgın giyinmeyi severler.

Aslan: Koç burcu kadını gibi, çok abartılı giysileri severler. Dişiliklerini ön plana çıkartmak isterler. Hepsi bir kraliçe gibi görünmeye bayılır. İlgi çekmek onlar için çok önemlidir.

Başak: Kadını her şeyde olduğu gibi kıyafet seçme konusunda da zariftir. Aksesuarları bile dengeli olarak kullanır. Seçtiği renkler genellikle pastel tonlarıdır. Hanım hanımcık giyinmek onun tarzıdır. Alışverişe gitmeden önce cüzdanına bakar öyle çıkar. Giysileriyle fazla dikkati çekmez istemez. 

Terazi: Zariflikleriyle dikkati çeken Terazi kadınları kıyafetleriyle de beğeni toplarlar. Zarif şapkalar, değişik gözlükler ve çekici aksesuar kullanmaktan hoşlanırlar. En önemlisi de giysilerinde uyuma büyük önem gösterirler.

Akrep: Gizemli ve çekici Akrep kadınının en sevdiği renk siyahtır. Kararsız olduğundan ve çok zor beğendiğinden alışverişte zorlanır. Ancak seçtiği giysiler hep dişiliğini ön plana çıkaran giysilerdir. Transparan giysiler tam onun tarzıdır.

Yay: Dikkat çekmek ve beğenilmek isterler. Moda konusunda her zaman önde olmayı tercih ederler. Kırmızı ve yeşil gibi tüm renkleri giysilerinde taşımak isterler. Kıyafetleriyle adeta şov yaparlar. Ellerine geçen parayı kıyafete yatırmaktan asla çekinmezler.

Oğlak: Giysilerinde klasikliği ve modernliği aynı anda kullanmaktan büyük zevk duyarlar. Özellikle deri giysileri çok severler. Kahverengi vazgeçemedikleri tek renktir. Burçlarının en büyük özelliği ne istediklerini bilmeleridir. Alışverişte onlar için fiyat değil, kalite önemlidir.

Kova: Bu burcunun kadınları için en önemli şey rahat edebilmeleridir. Modadan çok kendi rahatlarını düşünürler. Onlar için önemli olan içinde sıkılmayacakları bir giysidir. Genellikle bol kıyafetleri tercih ederler. Alışverişte acelecidirler.

Balık: Bu burcun kadınlarının en önemli özelliği çok kararsız olmalarıdır. Ne giyeceklerine bir türlü karar veremezler. Parlak ve saten türü kumaşları tercih ederler. Spor giyimin yanı sıra, klasik giyimden de hoşlanırlar. Alışverişte başkalarının tavsiyelerinden çok kolay etkilenirler.

7 Ocak 2017 Cumartesi

İlk Konuşmayı Kim Başlatır?

Hiç yorum yok :
ilk-konusmayi-kim-baslatir

İlişkide ilk adımı kadın mı yoksa erkek mi atar? 

İlk adım genelde erkekten beklenir. Tabii ki bir kadında ilk konuşmayı başlatabilir. Peki ilk konuşmaya nasıl başlamalıdır?

Yeni tanıştığı veya hoşlandığı bir erkeğe karşı hep çekingen davranması gerektiği anlatılmıştır kızlara. İlk adımın her zaman erkeğin atması gerektiği söylenmiştir. Aslında yakınlaşmayı kadının başlatması erkeği daha fazla heyecanladırabilir. Dolayısıyla da ilişkiyi… Daha da eskilere göz atalım. Kaçan kovalanır hesabı hep kaçan kadın kovalayansa erkek olmuştur. Bize göre ilk adımı kadında atabilir.

Her şey bir gülümseye bakar bazen. Bazense saçmada olsa bir hareket bir mizaç hoşumuza gider. Dikkatimizi çektikten sonra mevzuya gözler dahil olur. Attila İlhan misali gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu…  Aslında tanışmak için gözlerden izin alınır. Göz temasımız tesadüf değilse. Sadece ilk adımı atmak kalır. Bazen kadın cesurdur bazense erkek. En önemlisiyse bu küçücük cesaretin mutlu yarınlar getirebileceğini unutmamaktır.

Beden Dili ve 3. Sınıf Edebiyatı

Hiç yorum yok :
beden-dili-ve-3-sinif-edebiyati

Necmettin Topçu’nun en beğendiğim şiiridir. 

Şairin Sunniteneffüs isimli şiir kitabında yayınladığı şiirdir. Beden Dili ve 3. Sınıf Edebiyatı.  Bu hayat Sevda Film sütüdyolarında renklendirilmiştir.

Farklı ve sıra dışı kelimelerin oluşturduğu güzel bir çalışma. İlk okuduğumda manasını tam olarak anlayamadığım fakat her okuduğumda beni tekrar tekrar etkileyen bir şiirdir.  Aslında bu şiiri bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Tıpkı şiir gibi beni her defasında etkileyen bir arkadaştan. Arkadaş…


…Anlamıyorsun;
Serin bir cehennem vaat etmedim.
Ya da cennetin tapusunu sana.
Ellerimi tuttuğunda, yanık yürek kokusu altında bir sobaya sarılıyordum sanki. Oysa sen kestane kokusunu seviyordun.
Bir kestane kabuğunu,
bir yaranın kabuğunu çatlatacak kadar yanmamış mıydım yoksa sana?

…Yazık, hiçbir zaman öğrenemeyeceksin.
Aramızdaki buz dağını parçaladı diye teşekküre gittiğimi ona.
Teşekkür ederim Titanic, mutluluğum uğruna yolcularına kıydığın için.
Teşekkür ederim sevgilim, beni sersefil terk ettiğin için.